Eyüp Gençer göreve çağırdı
07 Nisan 2026 13:50

Eyüp Gençer göreve çağırdı

.

Geçenlerde Cihangir’de dostlarla derin bir sohbetin ortasındayken telefonum çaldı; arayan Eyüp Gençer’di. Eyüp Abi ile tanışıklığımız yıllar öncesine, Eyüp Esen, Ümran Abla, Beyza Hoca ve İzzet Süeltürk ile omuz omuza çıkardığımız haftalık "Yenigün Gazetesi" dönemine dayanır. Ardından Kırmızı Kocaeli Gazetesi’nde uzun yıllar mesai harcadık, Tanju Cılızoğlu’nun birçok projesinde de yine birlikteydik.

İlginçtir ki o telefon çalmadan hemen önce, masamızdaki Halil Ergün, karşı masada oturan Şener Şen’e ilk filmini anlatıyor ve o unutulmaz cümleyi kuruyordu: "Ben sinemaya Yılmaz Güney’in göreve çağırmasıyla başladım."

"Göreve çağırmak"... Ne kadar anlamlı, ne kadar derinliği olan bir ifade. Eskiden ustalar çıraklarını göreve çağırırdı; çırak da ikiletmez, elinden ne geliyorsa yapmak için anında orada biterdi. İşte tam da bu yüzden, Eyüp Gençer’in telefondaki "İnternet sitesi kurdum, gezi ve yemek yazılarını yayımlamak istiyorum" sözleri benim için basit bir teklif değil; yıllar önceki yazı işleri müdürümün beni yeniden "göreve çağırmasıydı".

Kocaeli’de internet medyasının öncülerinden biri olarak, bu mecraların giderek çoğalması beni gerçekten mutlu ediyor. Görüyorum ki pek çok arkadaşım "bağımsız gazetecilik" bayrağını hakkıyla taşıyor. Gökhan’ın Koz TV’deki yazılarını, Cemal Kaplan’ın Şadi ile çektiği videoları keyifle takip ediyorum. Ziya Ulaş da yeni bir sayfa açmış; o ki en iyi spor fotoğraflarını çeken çok değerli bir dostumdur. Hemen arayıp tebrik ettim, sitesini de mercek altına aldım. Spor demişken, dayıoğlu Zafer’in programlarını da hiç kaçırmam. Olur da kaçırırsam, ertesi gün mutlaka arar özetini alırım.

Aslında annemi görmek için sık sık İzmit’e geliyorum ama vaktimin çoğu annem ve teyzemle geçtiği için dostlarla ancak telefonda hasret giderebiliyoruz. Ne kadar takip etmeye çalışsam da İzmit’in gündeminden biraz koptuğumu itiraf etmeliyim. Kışları daha çok İstanbul'da ve seyahatlerdeyim, yazları ise rotam Bodrum oluyor. Bu yüzden benden İzmit’in yerel dinamiklerine ya da siyasi atmosferine dair yazılar beklemeniz pek mümkün değil. Kaldı ki zaten hepimiz siyasetten yeterince bunaldık...

Ben sizlere ağırlıklı olarak Instagram'da da paylaştığım o keyifli gezi, yeme-içme ve eğlence notlarımı aktaracağım. Hazır yeme-içme demişken, beni bu gastronomi dünyasına ilk sokan, varlığından her zaman onur duyduğum ustaların ustası Yaşar Akkamış abimdir. Vaktiyle onunla "Lezzet Durakları" yazı dizisini hazırlarken fotoğrafları çeken de bendim... Yaşar Akkamış’ın bu şehirde yazı yazmamasını inanın büyük kayıp olarak görüyorum. Yaşar Abi ile arada İstanbul’da Yakup’ta buluşuyorum, neredeyse her gün telefonlaşıyoruz. Bana yol gösteren, ne zaman bir konunun içinden çıkamazsam o düğümü çözen, benim için çok çok önemli bir hocamdır.

Uzun lafın kısası, yine burada doğduğum, büyüdüğüm, sokaklarında muhabirlik yaptığım şehrin sınırları içinde yazıyorum. Şimdi farklı coğrafyalarda olsam da her zaman önce İzmitli olmamı unutmuyor, İzmitli adıma laf gelmemesi için inanın çok çabalıyorum. Beni bilirsiniz; deli dolu, son söylenmesi gerekeni ilk söyleyen, hâlâ aynı Volkan’ım.

Yine, yeniden sizlerle olmaktan mutluyum.

Aman ha, belli bir yaştan sonra kilo vermek çok zor oluyor. Yemek yazılarını okuyun ama yemeyin. Sevgiyle kalın.

Güncelleme: 08 Nisan 2026 10:03
BENZER HABERLER
img

Teşekkürler Sayın Valim

.

img

İzmit ve tramvay ulaşımı

.

img

Yolumuz uzun, kalemimiz güçlü olsun!

.

img

Ölümün Dayanılmaz Ağırlığı

.

img

Güneş balçıkla sıvanmaz!

.

Site sol
Site Sağ
X