Okulda bıçaklı saldırı: 'Kocaeli'de de yaşanmadan tedbir alalım'
Anahtar Parti Kocaeli İl Başkanı Halil Keskinoğlu, Başakşehir’de bir okulda yaşanan olayın ardından çocukların güvenliği, akran zorbalığı ve okullarda şiddetin önlenmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Başakşehir’de bir okulda yaşanan olayın ardından çocukların güvenliği yeniden gündeme geldi. Keskinoğlu, benzer hadiselerin yalnızca yaşandığı şehir üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek Kocaeli’de de önleyici tedbirlerin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
"HEPİMİZİ DERİNDEN ÜZMÜŞTÜR"
Yaşanan hadisenin yalnızca meydana geldiği okul ya da şehir üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Keskinoğlu, öğrencilere acil şifalar dileyerek şunları söyledi: “Başakşehir’de bir okulda yaşanan ve çocuklarımızın yaralanmasıyla sonuçlanan hadise hepimizi derinden üzmüştür. Yaralanan evlatlarımıza acil şifalar diliyor, ailelerine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Hadisenin adli boyutuyla ilgili gerekli soruşturma yürütülüyor. Elbette biz bunun neticelenmesini bekleyeceğiz.”
“BİZ NEREDE EKSİK KALDIK?”
Yaşanan olayların ardından yalnızca sorumluları tartışmanın yeterli olmadığını ifade eden Keskinoğlu, aileden okula, toplumdan devlete kadar herkesin kendisine bazı soruları sorması gerektiğini söyledi: “Fakat bizim bugün, bu yaşanan hadisenin de ötesinde, millet olarak kendimize sormamız gereken başka sorular var. Biz nerede eksik kaldık? Ailede mi eksik kaldık? Okulda mı? Çocuğumuzun öfkesini, korkusunu, kaygısını, ne kadar yalnız hissettiğini fark etmekte mi? Akran zorbalığını zamanında görmekte mi, yoksa gördüğümüzde müdahale etmekte mi? Şiddetin çocuklarımızın dünyasına bu kadar erken girmesine engel olmakta mı? Yoksa bütün bunları ancak birilerinin canı yandıktan sonra konuşmakta mı?”
“ARTIK MÜNFERİT DEYİP GEÇEMEYİZ”
Benzer olayların farklı şehirlerde tekrar tekrar gündeme geldiğine dikkat çeken Keskinoğlu, meselenin yalnızca yaşanan tek bir olay üzerinden ele alınmaması gerektiğini belirtti. “Bir okulda böyle bir hadise yaşandığında birkaç gün üzülüyor, konuşuyor, sonra hayatımıza devam ediyoruz. Bir süre sonra başka bir şehirden başka bir haber geliyor. Her defasında ‘münferit bir hadise’ deyip geçemeyiz. Çünkü mesele artık münferit olmaktan çıktı.” Çocukların güvenliğinde aile, okul, toplum ve devletin ortak sorumluluğuna işaret eden Keskinoğlu, “Ortada çocuklarımızı ilgilendiren bir mesele varsa orada aile de vardır, okul da vardır, toplum da vardır ve nihayetinde devlet vardır. Hepimizin payına düşen bir sorumluluk vardır.” dedi.
“ÇOCUKLAR OKULA KORKUYLA GÖNDERİLMEMELİ”
Okulların çocukların kendilerini en güvende hissetmeleri gereken yerlerden biri olduğunu vurgulayan Keskinoğlu, şöyle devam etti: “Bir anne evladını okula gönderirken can güvenliğinden endişe etmemelidir. Bir baba, işe giderken çocuğunu okul kapısında bıraktığında ‘Acaba bugün başına bir şey gelir mi?’ diye düşünmemelidir. Çünkü okul, bir çocuğun kendisini en güvende hissetmesi gereken yer olmalıdır. Bunu temin etmek de devletin vazifesidir.”
“KAPIYI KORUYACAĞIZ AMA ÇOCUĞU DA GÖRECEĞİZ”
Güvenlik anlayışının yalnızca okul girişlerinde alınan fiziksel tedbirlerden ibaret olmaması gerektiğinin altını çizen Keskinoğlu, çocukların davranışlarındaki değişimlerin de zamanında fark edilmesi gerektiğini söyledi: “Güvenlik dediğimiz şeyi yalnızca okul kapısına bir görevli koymaktan ibaret göremeyiz. Kapıyı koruyacağız, evet. Ama çocuğu da göreceğiz. İçe kapanan çocuğu göreceğiz. Zorbalığa uğrayanı göreceğiz. Öfkesini yönetemeyeni, öfkesini şiddete dönüştürme eğilimi göstereni göreceğiz. Arkadaşını tehdit edeni de, tehdit edileni de zamanında fark edeceğiz.”
“BAZEN ÇOCUK SÖYLEMEZ, DEVLET FARK EDER”
Keskinoğlu, bu noktada dikkat çeken şu ifadeyi kullandı: “Bir çocuğun gelip bize ‘Benim bir sorunum var.’ demesini bekleyemeyiz. Bazen çocuk söylemez. Devlet fark eder.” Başakşehir’de yaşanan olayın Kocaeli açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Keskinoğlu, başka şehirlerde yaşanan olaylara kayıtsız kalınamayacağını belirtti: “Bugün Başakşehir’de yaşanan hadiseye Kocaeli’den bakarken ‘Bu İstanbul’da yaşandı.’ diyerek kenara çekilemeyiz. Başka bir şehirde yaşanan bu acıların bizim şehrimizde yaşanmamasının yolu dua etmekten olduğu kadar tedbir almaktan da geçer.” Kocaeli Valiliği öncülüğünde okul ve çevrelerinin güvenliğine yönelik gerçekleştirilen çalışmaları önemsediklerini belirten Keskinoğlu, mevcut çalışmaların çocukların psikososyal güvenliğini de kapsayacak şekilde geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
“GÜVENDE HİSSEDİP HİSSETMEDİĞİNE DE BAKALIM”
Keskinoğlu, Kocaeli’de çocukların güvenliği konusunda cevaplanması gereken sorular bulunduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Kocaeli’de yalnızca okullarımızın kapılarının ne kadar güvenli olduğunu değil, çocuklarımızın kendilerini ne kadar güvende hissettiğini de konuşmalıyız. Akran zorbalığı hangi boyutta? Rehberlik servislerimiz yeterli mi? Risk altında olan çocuklarımızı ne kadar erken fark edebiliyoruz? Aile ile okul arasındaki iletişim gerçekten işliyor mu?” Bir öğretmenin öğrencide ciddi bir risk fark etmesi durumunda okul yönetimi, aile, rehberlik servisi, sosyal hizmetler ve gerektiğinde emniyet arasında hızlı çalışan bir mekanizmanın bulunması gerektiğini ifade eden Keskinoğlu: “Varsa ne kadar etkin olduğuna bakalım. Yoksa kuralım. Eksikse tamamlayalım.” ifadelerini kullandı.
“BİZ NEREDE EKSİK KALDIK DİYEBİLMELİYİZ”
Kocaeli’deki ilgili kurumlara ortak çalışma çağrısında bulunan Keskinoğlu, okul güvenliği, akran zorbalığı, çocuklarda şiddet eğilimi ve psikososyal risklerin birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. “Gelin, okullarımızdaki mevcut güvenlik tedbirlerini bir kez daha, hep birlikte değerlendirelim. Ama bununla da yetinmeyelim. Akran zorbalığını, çocuklarda şiddet eğilimini, okul çevrelerindeki riskleri ve çocuklarımızın psikososyal durumlarını birlikte ele alacağımız güçlü bir önleyici sistem kuralım.”
“DEVLET OLMAK, O EMANETE SAHİP ÇIKMAKTIR”
Açıklamasının sonunda devletin sorumluluğuna vurgu yapan Keskinoğlu şunları kaydetti: “Hadise olduktan sonra ‘Kim suçlu?’ diye sormadan önce, hadise olmadan ‘Biz nerede eksik kaldık?’ diye sorabilen bir devlet anlayışına ihtiyacımız var. Çünkü devlet olmak yalnızca suç işlendikten sonra faili bulmak değildir. Devlet olmak, suçun işlenmesini önleyecek şartları oluşturmaktır. Devlet olmak, evladını sabah okul kapısında bırakan anneye ve babaya, ‘Merak etmeyin, çocuğunuz bize emanet.’ diyebilmektir. Ve o emanete sahip çıkmaktır.” Çocukların güvenliği konusunda siyasi ayrım gözetmeksizin ortak hareket edilmesi gerektiğini belirten Keskinoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"RABBİM BÜTÜN EVLATLARIMIZI KORUSUN"
“Bizim siyaset anlayışımızda çocuklarımızın canından, huzurundan ve geleceğinden daha önemli bir gündem yoktur. Biz inanıyoruz ki çocuklarımızın daha güvende olduğu, ailelerin evlatlarını okula gönül rahatlığıyla gönderdiği bir Türkiye mümkündür. Daha iyisi mümkündür.” Başakşehir’de yaralanan öğrencilere bir kez daha acil şifalar dileyen Keskinoğlu, “Rabbim bütün evlatlarımızı korusun.” dedi.
KAYNAK: Haber Merkezi