Hurşit Güneş: İki parti ayrıldıkça sonuçlarını hep beraber görüyoruz!
CHP İzmit İlçe Başkanlığı’nda partililerle bir araya gelen Hurşit Güneş, CHP’den ayrılan isimlere yeniden birlik çağrısı yaptı. Partiye bağlılığını “Ben CHP üyesi olarak ölmek istiyorum” sözleriyle dile getiren Güneş, Yeni Parti yöneticilerinin CHP’ye yönelik eleştirilerine de tepki gösterdi. Güneş, siyasi ayrışmanın Kocaeli’de üç belediyenin kaybedilmesine yol açabileceği uyarısında bulundu.
Önceki dönem CHP Genel Başkan Yardımcısı ve 24. Dönem Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Hurşit Güneş, CHP İzmit İlçe Başkanlığı’nı ziyaret ederek partililerle bir araya geldi. CHP’den ayrılarak YENİ Parti’ye geçen isimlere seslenen Güneş, “Burası baba ocağıdır ve herkesin buluşacağı yerdir” dedi. Güneş, Türkiye Belediyeler Birliği seçimlerinden Kocaeli’deki belediyelerin geleceğine, tutuklu İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’ten CHP’nin yaşadığı siyasi sürece kadar birçok konuda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Önceki dönem CHP Genel Başkan Yardımcısı ve 24. Dönem Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Hurşit Güneş, saat 13.00’te Cumhuriyet Halk Partisi İzmit İlçe Başkanlığı’na ziyarette bulundu. CHP İzmit İlçe Başkanı Engin Özcan ve partililer tarafından karşılanan Güneş, parti örgütüyle bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CHP’nin içinden geçtiği siyasi sürece dikkat çeken Güneş, parti örgütlerinin gösterdiği mücadeleyi takdir ettiğini belirterek CHP’den ayrılan isimlere de seslendi.
"CUMHURİYET OLÇUKÇA VAR OLMASINI İSTİYORUZ"
CHP’nin kendisi için taşıdığı anlamı anlatan Güneş, partinin Türkiye siyasi tarihindeki yerine vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: “Burası benim 18 yaşımı doldurmadan üye olduğum Türkiye’nin en önemli ve en köklü partisidir. Hiçbir siyasi partinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk değildir. Bu partinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk. O nedenle son derece değerli, önemli ve tarihidir. Çok zor bir dönemden geçiyor. Gerek kendi içinde yaşadığı çalkantılar gerekse iktidarın bu parti üzerindeki operasyonları nedeniyle zorlu bir süreçten geçiyoruz. Ama bunu da aşacağız. 103 yıllık var olan partinin Cumhuriyet var oldukça var olmasını istiyoruz. Bu zor dönemde kahramanlarımız var. Bunlar parti örgütüne sahip çıkıyorlar, partiye sahip çıkıyorlar. İl, ilçe yöneticilerimiz Türkiye’nin her yerinde partimizin üzerinden bir sel geçerken Cumhuriyet Halk Partisi’ne sahip çıkıyorlar. Ben onları kutlamak ve yürek vermek istedim.
"CHP ÜYESİ OLARAK ÖLMEK İSTİYORUM"
Bugün buraya gelirken kendi parti rozetimi takmadım. Ailevi olarak devraldığım, 1982’de kaybettiğimde yakasında olan rozeti yakama takarak geldim. Bu tip bir rozet çoğunuzda yoktur. Çünkü bu rozet eski bir rozettir, 80 öncesine bağlı. Ben aileden Cumhuriyet Halk Partiliyim ama aynı zamanda kendim de çok eskiden Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye olmuştum. Halen de Cumhuriyet Halk Partisi’ndeyim. Ve eski bir genel başkanımızın dediği gibi Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olarak da bu fani yaşama veda etmek istiyorum. Ben CHP üyesi olarak ölmek istiyorum.
"BURASI BABA OCAĞIDIR"
Burası baba ocağıdır ve herkesin buluşacağı yerdir. Oradan gidenler geri gelmek üzere gidiyoruz dediler. Onları da bir an önce baba ocağına yeniden bekliyoruz. Ana ailemiz Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Herkesi bekliyoruz. Partimiz yeniden toparlanmaya çalışıyor. Tabii zorluklar yaşıyorlar. Ama ben onlarla beraber olduğumu, onlara desteğe hazır olduğumu göstermek için bazı ilçelerimizi bugün ziyaret ediyorum. Buradan sonra ili de ziyaret edeceğim. Salman Başkanımız, Salman Yıldırım da bir kahramandır. O da partiyi toparlamaya çalışıyor. Çok zor bir dönemde çok fedakârca çalışıyor. Ona da destek olmak, cesaretlendirmek, yürek vermek istiyorum.”
YENİ PARTİ’YE YANIT VERDİ
Ziyaret sırasında Güneş’e, YENİ Parti İl Başkanı’nın CHP’ye yönelik eleştirileri ve kendi partilerinin milletvekili ile belediye başkanı sayısı bakımından daha güçlü olduğu yönündeki açıklamaları soruldu. Güneş, CHP’den ayrılan isimlerin yeniden bir araya gelme ihtimalini göz önünde bulundurması gerektiğini belirterek şöyle konuştu: “Şimdi buradan giderken bir gün CHP’ye döneceğiz, biz de elbette döneceğiz dediler. Eğer döneceklerse burada kırgınlık yaratmamaları gerekir. Dolayısıyla evet, buradan bir karar geldi. İyi de olmadı. CHP’nin bölünmesine neden olan bir karardır. Bölünmemesi için çaba göstermek gerekiyordu. Bunların başarılı olmaması partide birlik bütünlüğün sağlanmasıyla olabilirdi. Ama arkadaşlarımız ayrıldılar. Ayrılmakla da kalmadılar, bir de geride kalan Cumhuriyet Halk Partisi’ni çok ağır bir biçimde suçladılar.
"SONUÇLARI HEP BİRLİKTE GÖRÜYORUZ"
İki parti giderek ayrıldıkça, aralarındaki mesafe uzadıkça, büyüdükçe sonuçlarını hep birlikte görüyoruz. Bunlardan bir tanesi, birçok belediye başkanımız kendisini zafiyette veya sahipsiz hissederek AK Parti’ye yolcu oldu. Bu bizim birlik bütünlüğümüzü kaybetmemizden dolayı oldu. İkincisi, operasyonlar belediyelerin yanı sıra medyaya sıçradı. Bu sabah biliyorsunuz Halk TV’ye kayyum konuldu. Bunların hepsi Cumhuriyet Halk Partisi bölündükten sonra başımıza gelen musibetler. Şu anda ana muhalefet güçsüz bir muhalefet, parçalı bir muhalefet. İyi bir durum değil bu.
DİLLERİNE DİKKAT ETSİNLER
Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapmaya devam eden arkadaşlarımın şu anda mahkeme kararıyla gelen eski genel başkanımızın söylediği sözün arkasında durup sahip çıkmalarını isterim. Demiştir ki milletvekillerine, Ankara’da giden arkadaşlarımızla ilgili kötü bir söz duymak istemiyorum. Onların aleyhine konuşmayın demiştir. Bence bu doğru ve önemli. Giden arkadaşlara da buradan söylemek isterim. Geride kalan eski dostlarımıza kötü sözler söylemeyin. Çünkü sonunda madem ki yine bir araya geleceğiz ve giderken böyle dediniz, yine bir araya geleceğiz diye. O zaman burada kalanların onlara havuzcu veya yolsuzluğa bulaşmış kişi diye konuşmaları doğru değildir. Giden arkadaşların da kalanlara iktidarın adamısınız diye söylemeleri doğru değildir. Hele hele bu arkadaşların büyük bir kısmı mevcut genel başkanın, mahkeme kararıyla gelen genel başkanın yanında en uzun kalmış parti yöneticileri iseler onların böyle bir söz söylemeleri doğru olmaz. Onun için ben YENİ Parti’deki arkadaşların, dostların, ailemizin eski mensuplarının ve müstakbel mensuplarının dillerine dikkat etmelerini, sözlerine dikkat etmelerini tavsiye ederim.
"BELEDİYELER BİRLİĞİ SORULDU"
Güneş’e, Türkiye Belediyeler Birliği başkanvekilliği seçimi öncesinde YENİ Parti’nin kendi adayını açıklaması hatırlatılarak CHP’nin aday çıkarıp çıkarmayacağı veya YENİ Parti’yi destekleyip desteklemeyeceği soruldu.
Güneş, tarafların karşılıklı görüşmelerle ortak bir yol bulması gerektiğini savunarak şunları söyledi: “Şimdi biraz önce söyledim. YENİ Parti’deki arkadaşların, eski dostlarımızın CHP ile ilgili iyi şeyler söyleyip birlik bütünlük içinde hareket etmeleri mi daha doğru olur? Yoksa sakın ha bize oy vermeyin demeleri mi daha doğru olur? Belediye sayısı daha fazla, Belediyeler Birliği’nde delege sayımız daha fazla. Onun için biz aday çıkartmayı tercih ediyoruz ama bunu müzakereyle, istişareyle, uzlaşarak yapmak, burayı kaybetmemek istiyoruz deseler en doğrusu idi.
"KENDİ İÇİNDE ÇELİŞKİLİ BİR DAVRANIŞTIR"
Bakınız Cumhuriyet Halk Partisi sözcüsü, ya Adana’da ya Mersin’deydi, bu yönde bir açıklama yaptı. Dedi ki beraber hareket etmek istiyoruz, kaybetmemeliyiz. Madem Cumhuriyet Halk Partisi burayı kaybetmek istemiyor, davranışlarımızı buna göre ayarlamamız gerekiyor. Ama bunun yerine Cumhuriyet Halk Partisi iktidarın adamıdır deyip sizin de oylarınıza ihtiyacımız yoktur demek kendi içinde çelişkili bir davranıştır. Çünkü bir yandan hem bölüyorsunuz bir yandan da Cumhuriyet Halk Partisi’ni iktidarın parçası olarak niteliyorsunuz. Bu doğru değil.
"HEPİMİZ SOSYAL DEMOKRATIZ"
Ben onları yine de eleştirmek istemiyorum. Vaktimiz var, zamanımız var. Üsküdar’da bir çaba gösterdik. Sonunda başarılı olamadık ama orada iktidar partisi operasyonlar yaparak orayı aldı. Belediyeler Birliği’ni vermemeliyiz. Çünkü küçük belediyeler için özellikle Belediyeler Birliği çok önemli. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarda olmadığı için, ana muhalefet de iktidarda olmadığı için Belediyeler Birliği’ne çok ihtiyaç var. Aramızdaki husumeti ortadan kaldıracak davranışlarda bulunmalıyız. Biz dostuz. Hepimiz sosyal demokratız. Hepimiz Atatürk’e inanıyoruz. Dolayısıyla birlik bütünlüğümüzü ileride ortadan kaldıracak davranışlardan sakınmalıyız.
ÜÇ BELEDİYEYİ DE KAYBEDEBİLİRİZ
Bunu 1993’te, 1994’te belediye seçimlerinde yaşadık. Ankara’yı, İstanbul’u bölmüştük. Dolayısıyla daha özenli olmak değerli. Kocaeli için de böyle. Kocaeli’nde biz üç tane belediyeyi aldık Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Eğer ki bölünmüş olursa, üstelik biz alırken bilelim ki DEM Parti de aday çıkartmadı ve İYİ Parti’nin de seçmeninin önemli bir kısmı bizi destekledi. Birlik bütünlüğümüz olmadığı takdirde değil o üç belediyeyi almak, elimizde olan üç belediyeyi bile kaybedebiliriz. Onun için herkes üslubuna, diline dikkat etmeli. Birbirimizi kırmamalıyız. Aynı ailenin mensubuyuz, bunu unutmayalım.”
HÜRRİYET’İ SİLİVRİ’DE ZİYARET ETMİŞ
Güneş’e, tutuklu bulunan İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in durumu da soruldu. Hürriyet’i Silivri’de ziyaret ettiğini belirten Güneş, Gökhan Ercan’la da görüştüğünü anlattı. “Ben Fatma Hanım’ı Silivri’de ziyaret ettim. Gökhan Ercan’ı da ziyaret ettim. Her ikisini de ziyaret ettiğimde, özellikle Gökhan Ercan Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etmişti. Gerçi bana Silivri’de tutukluyken kendisinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifasının kendisi tarafından olmadığını, eşi tarafından yapıldığını, bundan da mutlu olmadığını söylemişti. Ama ben ona söyledim; ben senin istifa etmiş olduğunu düşünerek geldim, hiç önemli değil. Çünkü ben YENİ Parti’de siyaset yapan arkadaşları da yine Cumhuriyet Halk Partisi’nin mensupları olarak görüyorum. Bu ailenin parçasıdırlar. Döneceği yer hepsinin burasıdır. Atatürk’ün partisidir.
FATMA HANIM ÇOK ÜZGÜNDÜ
Dolayısıyla onları ziyaret ettikten bir süre sonra da Ankara’da Çankaya Belediye Başkanı’yla, Ankara Büyükşehir Meclis Başkan Vekili’ni ziyaret ettim. Fatma Hanım tabii çok üzgündü. Gökhan Bey de çok üzgündü. Ama Gökhan Bey benim ziyaretimde uğurlu mu geldi nedir bilmiyorum, bir süre sonra tahliye oldu. Şimdi biraz siyasetten uzak durmak istediğini duyuyorum. Fatma Hanım’ın eşi de içeride biliyorsunuz. Bir an önce beraat ederler umuyoruz, bekliyoruz.”
KAYNAK: Haber Merkezi