Sarıdoğan: Şehir sadece binalardan ibaret değildir
Saadet Partisi Kocaeli İl Başkanı Recep Sarıdoğan, şehirleşmenin insan ilişkileri, mahalle kültürü ve toplumsal dayanışma üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Türkiye’de şehirlerin hızla büyüdüğünü, yeni binaların ve konut projelerinin yükseldiğini, yolların genişlediğini ancak insanların birbirinden uzaklaştığını belirten Saadet Partisi Kocaeli İl Başkanı Recep Sarıdoğan, şehirlerde aidiyet duygusunun zayıflamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şehirlerin gelişirken tarihi, kültürel ve sosyal değerlerini kaybetmemesi gerektiğini vurgulayan Sarıdoğan, insan merkezli şehircilik anlayışının önemine dikkat çekti.
ÖNEMLİ BİR GERÇEK GÖZDEN KAÇIYOR
Sarıdoğan'ın açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye'de şehirler her geçen gün büyüyor. Yeni binalar yapılıyor, yollar genişliyor, konut projeleri yükseliyor. Ancak bütün bu gelişmelerin arasında önemli bir gerçek gözden kaçıyor: Şehirlerimiz büyürken insanlarımız birbirinden uzaklaşıyor, yaşadıkları şehre olan aidiyet duygusu zayıflıyor. Aynı apartmanda yaşayan insanların birbirini tanımadığı, aynı mahallede oturanların birbirinden habersiz olduğu bir şehir hayatıyla karşı karşıyayız. Bir zamanlar dayanışmanın, paylaşmanın ve güvenin merkezi olan mahallelerimiz, giderek insanların yalnızca gelip geçtiği yerlere dönüşüyor.
DAYANIŞMA BİLİNCİNİN GÜÇLENMESİ DE ZORLAŞIR
Şehir dediğimiz yer yalnızca binalardan, yollardan ve meydanlardan ibaret değildir. Şehir; tarihiyle, kültürüyle, komşuluğuyla, esnafıyla ve insanlarıyla bir bütündür. İnsan yaşadığı şehri tanımalı, tarihini bilmeli, kültürünü yaşatmalı, sorunlarına duyarlı olmalı ve geleceğinden sorumluluk duymalıdır. Çünkü aidiyet duygusu olmayan bir şehirde ortak sorumluluk ve dayanışma bilincinin güçlenmesi de zorlaşır.
ŞEHİRLER KİMLİĞİNİ KAYBETMEMELİ
Bugün şehirlerimizin karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri de kimliklerini kaybetmeleridir. Tarihi mahallelerimiz, geleneksel çarşılarımız ve ortak yaşam alanlarımız giderek değişiyor. Birbirine benzeyen binalar yükselirken şehirlerimizi birbirinden ayıran değerlerimiz geri planda kalıyor. Elbette şehirlerimiz gelişmeli, yenilenmeli ve modern imkânlara kavuşmalıdır. Ancak bu gelişme, şehirlerimizin tarihini, kültürünü ve insan ilişkilerini yok sayarak gerçekleşmemelidir.
İNSAN MERKEZLİ ŞEHİRCİLİK ANLAYIŞI
Saadet Partisi olarak şehir meselesini yalnızca imar, altyapı ve ekonomik yatırımlar üzerinden değerlendirmiyoruz. Bizim şehir anlayışımızın merkezinde insan vardır. Bu nedenle şehirlerimizde mahalle kültürünü yeniden güçlendirmek, komşuluk ilişkilerini geliştirmek, çocuklarımızın güvenle büyüyebileceği, gençlerimizin kendilerini ait hissedebileceği ve yaşlılarımızın yalnızlaşmayacağı yaşam alanları oluşturmak zorundayız.
GENÇLER ŞEHRİN GELECEĞİNDE SÖZ SAHİBİ OLMALI
Gençlerimize yaşadıkları şehirlerin tarihini ve kültürünü tanıtmalı, onları şehirlerinin geleceğine ilişkin karar süreçlerine dâhil etmeliyiz. Yerel yönetimler, şehirleri yalnızca hizmet sunulan alanlar olarak görmemelidir. Vatandaşlarımızın görüşlerine değer verilmeli, mahallelerin sorunları ortak akılla ele alınmalı ve şehirlerin geleceği o şehirde yaşayan insanlarla birlikte planlanmalıdır.
HEDEFİMİZ İNSANLARIN AİT HİSSETTİĞİ ŞEHİRLER
Saadet Partisi olarak rantın değil, insanın merkeze alındığı; tarihiyle barışık, kültürüne sahip çıkan, komşuluk ilişkilerini güçlendiren ve dayanışmayı yaşatan şehirler istiyoruz. Bir şehri güzel yapan, o şehirde yaşayan insanların birbirine güvenmesi, yaşadığı yere sahip çıkması ve kendisini o şehrin bir parçası olarak hissetmesidir. Bizim hedefimiz sadece daha büyük şehirler değil, insanların kendilerini daha fazla ait hissettikleri şehirlerdir.
