Geç ve eksik gelen adalet, adalet değildir
Yapım gereği haksızlık ve hukuksuzluğa gelemem.
İyi niyetle isteyin benden her şeyi alırsınız ama kötü niyet sezdim mi dişlerimi çıkarırım.
Yolsuzluk benim kırmızıçizgim. Ama suyu yavaş yavaş ısıtılan kurbağa gibi olduk. Çok büyük meselelere bile şaşırmıyoruz.
Ancak bu fon soygunu hariç…
Birileri, iktidarın gölgesine saklanıp, küçük yatırımcının paralarını iç etti.
Bu artık herkesin malumu.
Şimdi yaraları sarma, paraları geri ödeme zamanı. Borsa benim bildiğim bir şey değil ama TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaşan "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi" ya da kamuoyunda bilinen adıyla Fon Yasası, fon mağduriyetlerini gidermeyi amaçlasa da muhalefet partileri ve hukukçular tarafından çok sert eleştirilere maruz kaldı.
Ben de o eleştirileri derledim.
Bu eleştirilere de iktidar kanadının cevap vermesi gerekir. Gelin birlikte bakalım.
HAK KAYBI İDDİASI
AK Parti'nin verdiği ek önergeyle, 17 Eylül 2026 ve öncesinde fon paylarını iade etmek (satış) için talimat veren ancak fiyatsızlık veya temerrüt nedeniyle işlemi tamamlanamayan yatırımcılar da tasfiye kapsamına alındı.
Muhalefet, bu düzenleme yüzünden yaklaşık 250 bin yatırımcının kesinleşmiş alacaklarını doğrudan tahsil edemeyerek tasfiye havuzuna mahkum edildiğini ve haklarının gasp edildiğini "bir bardak soğuk su içmeye zorlandıklarını" savunuyor.
"TAKASIN KESİNLİĞİ" İLKESİNİN ÇİĞNENMESİ
Muhalefet sözcüleri, mevcut Sermaye Piyasası Kanunu'nun 79. maddesine göre satış emri vermiş yatırımcıların alacaklarının kesin olduğunu ve temerrüt gibi bahanelerle engellenemeyeceğini hatırlatıyor. Yapılan değişikliğin bu temel piyasa ilkesini çiğnediği, bu nedenle düzenlemenin Anayasa Mahkemesi'nden (AYM) döneceği ya da açılacak davalarla hukuki kaos yaratacağı iddia ediliyor.
ÖDEME BELİRSİZLİĞİ VE "KASADA PARA OLURSA" ŞARTI
Muhalefet, kamuoyunda "herkese 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme yapılacak" şeklinde yaratılan algının gerçeği yansıtmadığını söylüyor. Kanunun 4. maddesinde ödemelerin ancak "geri kazanım hesabında veya fon kasasında para olması durumunda" yapılabileceği şartı yer aldığından, bütçeden ya da hazineden ek bir kaynak aktarılmaması eleştiriliyor.
SORUMLULARIN KORUNMASI VE DENETİM ZAFİYETİ
Vurgun süreçleri yaşanırken SPK ve ilgili ekonomi bürokrasisinin "görmedim, duymadım, bilmiyorum" havasında hareket ettiği, asıl skandalın bu usulsüzlükleri önleyebilecek makamların zamanında müdahale etmemesi olduğu muhalefetin dilinde...
Kanun teklifinin getirilme sürecinde yeterli etki analizinin yapılmadığı, meclis araştırma komisyonu kurulması taleplerinin reddedilerek sermaye piyasalarındaki asıl büyük işlemlerin incelenmesinin önüne geçildiği iddia ediliyor.
CEZAEVİ İLE TANIŞMALARI GEREKİR
Çok ciddi iddialar bunlar.
Geç gelen ve eksik kalan adalet adalet değildir. İktidarın gayretini anlıyorum, kasanın boş olduğunu anlıyorum ama mağduriyeti telafi etmek sosyal hukuk devletinin gereğidir.
Ve tabi hukuk devletinin bir gereği olarak bu fon soygununa bulaşan kim varsa onlarda hapishanenin soğukluğunu yüzünde hissetmelidir.
- Toplam 1 yorum
Ercan kahraman 15:48 - 23 Ekim 2026
eline koluna kalemine sağlık üstat
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Bu kadar skandal bu ülkeye çok gelir 19 Ekim 2026 Pazartesi
- Tahir Büyükakın’a 25 oy nereden geldi, neden kaçtı 16 Ekim 2026 Cuma
- Kocaeli’de Kültür Devrimi 03 Ekim 2026 Cumartesi
- Bu sessizlikten hoşlanmadım 23 Eylül 2026 Çarşamba
- Siyasette Emeğin, Duruşun ve Adanmışlığın Adı: Hülya Güreli Yolcubal 22 Eylül 2026 Salı
- Lütfü Obuz doğru yolda 17 Eylül 2026 Perşembe
- Yoksa Büyükakın bakan mı oluyor? 08 Eylül 2026 Salı
- Bakalım Sirmen’den sonra hangi muhalif Büyükakın’ı övecek! 01 Eylül 2026 Salı
- Sefa Sirmen eleştirilmeyi hak etti ama… 28 Ağustos 2026 Cuma
- Velilere yazık değil mi? 25 Ağustos 2026 Salı