Hastane Odasında Siyaset Olmaz

13 Mayıs 2026 23:40
.

Sosyal medyada dolaşırken bazen insanın içini burkan görüntülere denk geliyoruz. Son günlerde de öyle oldu.

Muhip Kanko ve Şener Söğüt tarafından yapılan hasta ziyaretleri paylaşımları üzerine tartışmalar büyüdü. Mesele yalnızca bir fotoğraf değil; mesele, insanın en kırılgan anına nasıl yaklaşıldığıdır.

Hasta ziyareti önemlidir.

Cezaevi ziyareti önemlidir.

Asker ziyareti önemlidir.

Çünkü bunların tamamı, insanın yalnız hissettiği zamanlarda “yanındayım” diyebilmenin yollarıdır. Siyasetçinin de, belediye başkanının da, milletvekilinin de toplumun içinde olması gerekir. Kimse buna itiraz etmez.

Ancak mesele ziyaret etmek değil, o ziyaretin nasıl sunulduğudur.

Bir insan ağır hastalıkla mücadele ederken, onun en güçsüz anını sosyal medya vitrininin parçası haline getirmek vicdani bir tartışmayı beraberinde getiriyor. Hele ki hastanın yatağındaki en zor hali, kamuoyuna servis edilen bir “saha çalışması” görüntüsüne dönüşüyorsa, burada durup düşünmek gerekir.

Üstelik bunu en iyi anlaması gereken isimlerden biri bir tıp doktoru olan Prof. Dr. Muhip Kanko’dur. Doktorluk mesleği yalnızca tedavi etmeyi değil, mahremiyeti korumayı, insan onuruna hassasiyet göstermeyi de öğretir. Hastane odası propaganda alanı değildir. Orası acının, umudun, duanın ve bekleyişin yeridir.

Hasta yakınlarıyla çekilen bir hatıra fotoğrafı elbette farklı değerlendirilebilir. Fakat ağır hastaların görüntülerinin paylaşılması başka bir çizgidir. Çünkü bazı anılar, dijital arşivlerde değil; ailelerin kalbinde kalmalıdır.

Bugün siyasetin en büyük problemlerinden biri, samimiyet ile görünürlük arasındaki çizginin kaybolmasıdır. Yapılan her ziyaretin, her yardımın, her temasın kameraya ihtiyaç duyması toplumda rahatsızlık oluşturuyor. İnsanlar artık “yardım mı yapılıyor, reklam mı?” diye sormaya başladı.

Belki de artık şu soruyu sormanın zamanı geldi:

Bir iyilik, paylaşılmadan yapılamıyor mu?

Toplum olarak biraz daha özenli olmaya ihtiyacımız var. Özellikle de hastalık gibi hassas konularda… Çünkü bazı kapılar alkış için değil, dua için çalınır.

Kurtulalım şu gösterme hastalığından.

İnsanlığın en çok ihtiyaç duyduğu şey, biraz daha nezaket ve biraz daha mahremiyet.

 

NOT; CHP Kocaeli Milletvekili, TBMM İdare Amiri Harun Özgür Yıldızlı'nın da bir paylaşımını gördüm. Haspi Kösemen'i ziyaret etmiş. Paylaşımında nispeten özenli davranmış. Kendisini kutluyorum.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X