Kartepe Meydanına Şükrü Karabalık'ın adı verilmeli
Kartepe’nin yakın tarihine dönüp baktığımızda, bugün bize son derece doğal ve yerleşmiş görünen birçok unsurun aslında ciddi bir vizyon, kararlılık ve mücadele sonucunda ortaya çıktığını fark ederiz. Özellikle kent meydanı gibi bir kamusal alanın oluşturulması, sadece fiziksel bir düzenleme değil; aynı zamanda bir kimlik inşası sürecidir.
2009-2014 döneminde Kartepe Belediye Başkanlığı görevini yürüten Şükrü Karabalık, 10 beldenin birleştirilmesiyle oluşan dağınık yapıyı tek bir ilçe kimliği altında toplamak gibi zorlu bir sorumluluğu üstlendi. Bu süreçte kent meydanı projesi, dönemin en çok tartışılan ve tepki çeken adımlarından biri oldu. Ancak Karabalık, tüm bu eleştirilere rağmen geri adım atmayarak güçlü bir irade ortaya koydu.
Bu vizyonun hayata geçirilmesinde, dönemin Belediye Başkan Yardımcısı ve şehir plancısı Bali Holat’ın katkıları da yadsınamaz. Planlama disiplini ile yerel yönetim pratiğinin uyum içinde çalıştığı bu süreç, Kartepe’nin bugünkü çehresini belirleyen temel taşlardan biri haline geldi.
Bugün kent meydanını görenler için bu alan sıradan bir buluşma noktası gibi görünebilir. Oysa o yıllarda böyle bir alanın varlığı bile pek çok kişi için hayalden ibaretti. Sıfırdan bir ilçe kurmak, farklı yerleşimleri bir araya getirmek ve en önemlisi bir kentlilik bilinci oluşturmak, kısa vadede sonuç alınabilecek bir süreç değildir. Bu, sabır, kararlılık ve vizyon gerektirir.
2011-2014 yılları arasında belediyede danışmanlık yapmış biri olarak, bu dönüşüm sürecine yakından tanıklık ettim. Yaşanan zorluklara, verilen mücadeleye ve ortaya konan emeğe birebir şahit oldum. Bugün gelinen noktada, o dönemde atılan adımların ne kadar isabetli olduğu çok daha net anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, hayattayken emeği takdir etmenin bir vefa borcu olduğunu düşünüyorum. Şükrü Karabalık’ın isminin, Kartepe Kent Meydanı’nda bir bulvara, caddeye ya da bir kültür merkezine verilmesi, hem geçmişe duyulan saygının hem de gelecek nesillere bırakılacak bir hafızanın ifadesi olacaktır.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Sefa Sirmen eleştirilmeyi hak etti ama… 28 Ağustos 2026 Cuma
- Velilere yazık değil mi? 25 Ağustos 2026 Salı
- Gebze Belediyesi’nin ayıbı: Depremin yıldönümünde konser! 17 Ağustos 2026 Pazartesi
- 17 Ağustos’un Gölgesinde Bir ‘Deprem Dede’ Anısı 16 Ağustos 2026 Pazar
- Kendi tüzüğünü okumayanlar ‘YENİ’ siyaset yapabilir mi? 13 Ağustos 2026 Perşembe
- Unutulan Bir Kelimenin 30 Yıl Sonraki Sesi: Vefa 08 Ağustos 2026 Cumartesi
- Gözyaşı Kasada, Sorumsuzluk Zirvede! 05 Ağustos 2026 Çarşamba
- İzmit için öne çıkan aday 28 Temmuz 2026 Salı
- İzmit’te Aziz Nesin’lik Siyaset Komedisi 27 Temmuz 2026 Pazartesi
- YENİ Parti: Mutlu son değil zorlu başlangıç 24 Temmuz 2026 Cuma