Kartepe Sarımeşe’deki tesisin düşündürdükleri
Yönümüzü çoğu zaman Batı’ya çevirmiş olsak da, iç dünyamızda Doğu’nun izlerini taşıdığımız inkâr edilemez. Bu toprakların insanı; hem doğululuğun derin duygusallığını hem de Akdeniz’in sıcak, hızlı tepki veren ruhunu birlikte yaşar. Belki de bu yüzden, bazı olaylar karşısında kalbimiz aklımızın önüne geçer. Duygularımız kabarır; kimi zaman gerçekliği, mantığı, hatta toplumsal ve pedagojik dengeleri ikinci plana atabiliriz.
Bunun somut örneklerinden biri, yakın geçmişte yaşanan acı bir olay üzerinden karşımıza çıkıyor. Kartepe’de görev yapmış bir meclis üyesinin trajik şekilde hayatına son vermesi hepimizi üzmüştü. Ardından, onun adının bir spor tesisine verilmesi ise irdelenmesi gereken bir konu.
Geçtiğimiz günlerde bir dostumun çocuğunu antrenmana götürdük, orada yaşanan küçük ama düşündürücü bir an bu konuyu yeniden zihnime taşıdı. Sahada maç yapan çocukların heyecanı, izleyenlere büyük maçların keyfini aratmayacak cinstendi. Ancak o masum kalabalığın içinden yükselen bir soru, her şeyin önüne geçti:
“Bu kim, neden adı burada yazıyor?”
İşte tam o an, mesele yalnızca bir isim olmaktan çıkıyor. Küçücük bir çocuğa, hayatını intiharla sonlandırmış bir insanın adının neden bir spor tesisine verildiğini anlatmak kolay değil. Çünkü spor alanları; umut, mücadele, dayanıklılık ve yeniden ayağa kalkma duygularını temsil eder. Bu nedenle verilen isimlerin de bu değerlerle uyumlu olması beklenir.
Burada asıl mesele, bir insanın hatırasına saygı duyulup duyulmaması değil. Elbette her insan, özellikle de genç yaşta kaybedilenler, saygıyla anılmayı hak eder. Ancak bu anmanın yeri ve şekli üzerine daha dikkatli düşünmek gerekmez mi? Belki ailesinin oturduğu caddeye, bir sokağa ya da daha farklı bir alana verilen isim, hem hatırayı yaşatır hem de çocukların dünyasında soru işaretleri oluşturmazdı.
Çok daha özen gösterilmeli
Öte yandan, zaten cadde, sokak ve parklara yoğun biçimde isim verilmesi konusu da başlı başına tartışmaya açık. Bu alışkanlık köklü bir şekilde yerleşmiş olabilir; değiştirmek kolay değil. Ama en azından bundan sonra atılacak adımlarda biraz daha özenli, biraz daha çok yönlü düşünmek mümkün.
Sonuçta mesele, kimseyi incitmeden daha doğruyu aramak. Çünkü bazı kararlar, yalnızca bugünü değil; yarının zihinlerini de şekillendiriyor. Bu yüzden, özellikle çocukların bulunduğu alanlarda alınan kararların, onların dünyasına nasıl yansıyacağını hesaba katmak hepimizin ortak sorumluluğu olmalı.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- MHP’de yaşananların nedenini açıklıyorum 14 Nisan 2026 Salı
- Babasız geçen 14 yıl 13 Nisan 2026 Pazartesi
- Teşekkürler Sayın Valim 09 Nisan 2026 Perşembe
- Yolumuz uzun, kalemimiz güçlü olsun! 08 Nisan 2026 Çarşamba
- Yanlış görürsem asla affetmem 07 Nisan 2026 Salı