Lütfü Obuz doğru yolda

17 Eylül 2026 17:11
.

Fatma Kaplan Hürriyet’in tutuklanmasının ardından İzmit Belediye Başkanvekilliği koltuğuna Lütfü Obuz oturdu.

Kolay bir koltuk değil.

Bir tarafta Hürriyet’in siyasi mirası, diğer tarafta önünde kalan sınırlı bir görev süresi var. Üstelik belediye meclisindeki dengeler, Büyükşehir Belediyesi ile ilişkiler ve devam eden projeler gibi başlıklar da Obuz’un önünde duruyor.

 

BÜYÜKAKIN İLE BULUŞTU

Hürriyet’in yerine gelen ismin nasıl bir yönetim anlayışı sergileyeceği bu nedenle merak konusuydu.

İlk dönemde ortaya koyduğu tabloya baktığımda şunu görüyorum:

Obuz, Hürriyet’in koltuğunda oturduğunu unutmuyor ama kendi dengelerini kurmaya da çalışıyor.

Bunun en somut göstergelerinden biri Tahir Büyükakın ile yaptığı görüşme.

Obuz, 14 Eylül’de Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ile bir araya geldi. Üstelik kendi anlatımına göre bu, protokol icabı yapılmış kısa bir ziyaret değil. Bir saat 20 dakika süren, İzmit’in sorunlarının ve önceliklerinin konuşulduğu samimi bir görüşme.

Daha önemlisi, Obuz bu görüşmeden çekinmiyor.

Tam tersine, kamuoyuna anlatıyor.

Üç talebini Büyükakın’ın önüne koyduğunu, bunların LGS desteği, belediyenin SGK borçları nedeniyle yaşadığı sıkıntılar ve Serdar Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm olduğunu söylüyor.

Burada dikkat çekici olan sadece talepler değil.

Üslup.

“Biz İzmit’i konuştuk” diyor.

 

ÖNEMLİ MESAJLAR VERMİŞ

Bence Obuz’un bundan sonraki dönemini anlamak açısından asıl önemli cümlelerden biri bu.

Çünkü İzmit’in sorunlarını çözmek için konuşmayı, ortak zemin aramayı tercih ediyor.

Bu, Hürriyet döneminde sık sık gördüğümüz Büyükşehir-İzmit Belediyesi geriliminin yerine farklı bir ilişki biçimi koyma arayışı olarak okunabilir. Bu Hürriyet karşıtlığı mı?

Hayır değil. Bu yarım olan işleri bitirme kararlılığı. Zaten sözleri veren Fatma Hanımdı.

Elbette bunun sonuçlarını görmek için henüz erken.

Ama diyalog kurulması başlı başına önemli.

Obuz’un Özgür Kocaeli ziyaretinde verdiği mesajlar da bu açıdan dikkat çekici.

Hürriyet’in önem verdiği bazı projelere daha mesafeli, bazı sorunlara ise daha farklı pencereden bakıyor.

Örneğin opera ve kültür merkezi projesinin yaklaşık 1,5 milyar liralık maliyetinden söz ediyor. Projenin çok farklı olduğunu belirtiyor ve hatta “Tahir Başkan ile ortak yaparız” diyor.

Bu cümle, sadece bir proje değerlendirmesi değil.

Aynı zamanda yeni bir yönetim anlayışının işareti.

Sokak hayvanları konusunda da Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı 10 bin kapasiteli tesisi olumlu değerlendiriyor.

Bu da önemli.

Çünkü belediyecilikte, “Biz yaptık, onlar yaptı” tartışmasının ötesinde, işe yarayanı kabul edebilmek gerekiyor.

 

KALICI İZ BIRAKMA ARZUSU

Obuz’un bir başka iddialı sözü ise Gölkay Park konusunda.

Yıllardır tamamlanamayan, tartışılan ve adeta İzmit’in kangren olmuş projelerinden birine dönüşen Gölkay için “Ay sonuna kadar açacağız” diyor.

Üstelik burada da sadece açılış tarihi vermiyor; balık lokantası ve kahvaltı evi gibi işletmelerden, su kayağı faaliyetinin devam edeceğinden söz ediyor.

Yani başlanmış ama bitirilmemiş işlere odaklanacağını söylüyor.

Bence bütün bu açıklamaların içinde en önemli cümle ise başka:

“Kalıcı bir eser bırakmak istiyorum.”

Obuz’un önünde çok uzun bir zaman yok.

Son bir yılın kaldığını kendisi de söylüyor.

Dolayısıyla büyük siyasi projelerden çok, İzmit’te insanların günlük hayatına dokunacak, gençlere ve çocuklara yönelik, aileleri rahatlatacak bir eser bırakmak istediğini anlatıyor.

Bu, başkanvekilliğinin geçici niteliğine rağmen kalıcı bir iz bırakma arzusunu gösteriyor.

 

KENDİSİNİ ORTAYA KOYUYOR

Burada Fatma Kaplan Hürriyet meselesini de ayrı tutmak gerekiyor.

Obuz, Hürriyet’in desteklediği isim olarak o koltuğa geldi. Hürriyet’e yönelik sözlerinde de açıkça yanında duruyor. Tutuklanmasından duyduğu üzüntüyü anlatıyor, kendisini ziyaret ettiğini ve “dimdik durduğunu” söylüyor.

Ancak aynı Obuz, görev başında kendi ilişkilerini de kuruyor.

Büyükakın’la görüşüyor.

Büyükşehir’le ortak çalışma zemini arıyor.

Kentsel dönüşüm konusunda daha pragmatik bir dil kullanıyor.

Tartışmalı projeleri yeniden değerlendiriyor.

Bitmeyen işleri tamamlama hedefi koyuyor.

Ve “eser bırakmak istiyorum” diyerek kendi döneminin hedefini tarif ediyor.

Bence burada asıl dikkat çekici olan nokta şu:

Obuz, Hürriyet’i yok saymadan kendisini ortaya koymaya başlıyor.

Lütfü Obuz doğru yolda…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X