Meslek geçmişimde kısa bir yolculuk
Mesleğe bundan yaklaşık kırk yıl önce adım attım. Emekli oldum, evet... Ama içimdeki gazeteci hiç susmadı. Bir süredir ara verdiğim haberciliğe tekrar döndüm. Renk katmak, soluk katmak ve en önemlisi yeniden üretmek için...
Beni tanıyan dostlara bir selam, tanımayanlar içinse kısa bir tanıtım...
GÜNAYDIN GAZETESİ
1987-88 yıllarında tanıştığım merhum ağabeyim Mustafa Yorulmaz’ın teşvikiyle, Günaydın Gazetesi Kocaeli Bürosu’nun kapısından içeri girdim. Gazeteciliğe olan ilgim, iyi bir fotoğraf makinemin olmasıyla birleşince bu yolculuk başlamış oldu.
Henüz çocukken ayakkabı boyacılığı ve simitçilik yaptığım dönemde tanıdığım, mahalleden komşumuz olan Mine Güler’i orada görünce içim ısındı, rahatladım. Büro şefimiz Tanzer Ünal’ı İzmit Lisesi’nden, eşi Müzeyyen öğretmenimizi ise ortaokul yıllarımızdan tanıyordum.
Gazetecilik yolculuğumun en keskin, en öğretici köşe başlarından biri hiç kuşku yok ki sevgili Meral Çakır (Çifter)’dı. Sertti, tavizsizdi. Daktilo kullanamıyordum ama gece kimseler kalmadığında, sabahlara kadar tek parmakla haber yazdım. Sayısız haberim yırtıldı, çöpe atıldı. Bir haberi iki, üç, hatta dört kez yazdığımı bilirim. O anlarda çok kızıyordum ama bugün biliyorum ki meslekte geldiğim noktayı en çok ona borçluyum. Hakkını teslim edip, şükranlarımı sunuyorum.
ZORLU AMA KEYİFLİ SÜREÇ
M. Tanzer Ünal’dan sabah ve öğle toplantılarının disiplinini, A. Galip Ataman’dan arşivciliği ve azmi, merhum Erkan Nigiz’den ise “fikri takip”in önemini öğrendim.
Galip hocamız ile Kocaeli Gazetesi’nden Batıdaki Doğu Dergisi’ne, oradan deprem sonrası mevkuteler birer birer kapanırken kurduğumuz Kocaeli Haberci Gazetesi’ne uzanan zor ama keyifli bir süreç yaşadık. 17 Ağustos 1999 Depremi, hem bir travma hem de bir dönüm noktasıydı. Henüz altı ay önce kurulmuş olan Büyük Kocaeli Gazetesi, deprem gerekçesiyle kapatılıyordu.
O zorlu günlerde gazeteleri yaşatmak, sayfaları dolu tutmak büyük mücadele gerektiriyordu. Bu uğurda inadına mücadele edenler arasındaydım.
KÖRFEZ, KARTEPE, AYDIN, MUDANYA
2000 yılı başlarında, sevgili dostum Cemal Kaplan’ın referansıyla Körfez Belediyesi’nde yeni bir döneme başladım. Uzun yıllar Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü yaptım. Belediye başkanları sayın Erhan Yenilmez ve sayın Yunus Pehlivan ile verimli bir çalışma dönemi geçirdik.
Daha sonra Kartepe Belediyesi’ne geçtim. Dönemin Belediye Başkanı Şükrü Karabalık’la zorlu bir süreci ekip halinde yönettik. Anlatılması güç günler yaşadık. Bu zorlu süreç bana kendimi daha fazla gösterme fırsatı verdi.
2014’te soluğu Aydın’da aldım. Adem Turgut ile başta Efeler ve Didim olmak üzere güzel projelere imza attık. Aynı yılın sonunda Mudanya Belediyesi’ne geçtim. Zeytin Dalı Projesi’nin kurucu koordinatörü olarak görev yaptım. Daha ilk yılında ekibimizle birlikte büyük bir başarıya imza attık. Herkesin imkânsız dediği bir yarışmada Altın Karınca Ödülü’nü kazandık.
EMEKLİ GİBİ YAŞAMAK BANA GÖRE DEĞİL
2016 Aralık ayında emekli oldum. Tam da planlar yaparken, pandemi süreci araya girdi. Ancak bu dönemde en büyük kazanımım iş insanı Sayın Ömer Faruk Başaran ile tanışmak oldu. Değerli dostum Doğan Demir sayesinde yollarımız kesişti ve bir buçuk yıllık iş ilişkisi zamanla gerçek bir dostluğa dönüştü.
Dört yıl önce kurduğum şirketin arkasındaki en büyük güçlerden biri yine Ömer Faruk Başaran’dı. Ayrıca, şirket kurulumunda katkı sunan ve her zaman desteğini hissettiren Serbest Muhasebeci, Mali Müşavir ve Bağımsız Denetçi Kemal Demir ile SMMM Sinan Gürbüz’e de yürekten teşekkür ederim.
KOCAELİ GÜNEŞ GAZETESİ
Şimdi karşınızda yepyeni bir haber sitesi var. Ne büyük hedeflerim, ne de ticari kaygılarım var. Tek amacım zamanı verimli geçirmek, üretmek ve mümkünse bu yolculuğu sağlıklı bir yaşlılıkla taçlandırmak.
Keyifle çalışacağım bir alan yaratmak istiyorum. Teknolojiye uzak olduğumu, hatta biraz çekindiğimi dostlarım bilir. Hatalarım, eksiklerim olacak. Şimdiden hoşgörünüze sığınıyorum.
Ama tek bir şeyden emin olun: Samimiyetimden ve iyi niyetimden asla şüphe etmeyin.
Bugüne kadar bana ilham veren, destek olan, zorlayan ama hep öğreten herkese teşekkür ediyorum. Her birinizin katkısı bende büyük.
Hayat bana şunu öğretti: İşinizi tutkuyla yaparsanız, yaş da geçse, zaman da geçse geri dönmek için her zaman bir sebep vardır.
Sevgi ve saygılarımla…
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Derince’de Şeffaflığın Sahadaki Karşılığı 15 Mayıs 2026 Cuma
- Hastane Odasında Siyaset Olmaz 13 Mayıs 2026 Çarşamba
- Körfezi en iyi ben bilirim, değişimin şahidiyim… 12 Mayıs 2026 Salı
- CHP İstifaları Fırsata Çevirmeli 09 Mayıs 2026 Cumartesi
- Bürokrasi Hazretleri: Dijital Çağda "Evrak" Fetişizmi 07 Mayıs 2026 Perşembe
- Tabela Çöplüğü 04 Mayıs 2026 Pazartesi
- Bu kentin hafızası var… Ama kimliği yok 01 Mayıs 2026 Cuma
- Kocaeli’de izah edilemeyen parçalanmışlık 29 Nisan 2026 Çarşamba
- Kartepe Meydanına Şükrü Karabalık'ın adı verilmeli 23 Nisan 2026 Perşembe
- İcraat Var, Gürültüye Gerek Yok 20 Nisan 2026 Pazartesi