Perşembenin Gelişi...
Siyasetin kendine has, şaşmaz bir doğası vardır. Bazen fırtınanın koptuğu an birdenbire gelmiş gibi görünür ama aslında hava çoktan kararmış, rüzgâr çoktan yönünü tayin etmiştir. İzmit Belediyesi ekseninde geçtiğimiz günlerde başlayan ve ardı arkası kesilmeyen gözaltı dalgası, tam da bu durumun somut bir göstergesi. Yani tabiri caizse; perşembenin gelişi, çarşambadan değil, çok daha öncesinden belliydi.
Belediye koridorlarında uzun süredir konuşulan, "Leyla Hanım" filminin yapım sürecinden satın alma birimlerine kadar uzanan incelemeler, nihayetinde sansasyonel bir operasyona dönüştü. Eski Özel Kalem Müdürü Duygu Çetiner, yapımcı Koral Altın, eski Satın Alma Müdürü Mehmet Şevket Verit ve eski özel şoför Hüseyin Ergül’ün gözaltına alınmasıyla başlayan süreç, adli mercilere taşındı. Mehmet Şevket Verit’in tutuklanması ise işin renginin ne denli ciddi olduğunun ilk resmi kanıtıydı.
Ancak operasyonun asıl sarsıcı dalgası sonrasında geldi.
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, eşi Murat Hürriyet ve CHP İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan’ın da aralarında bulunduğu 30’dan fazla kişinin gözaltına alınması, Kocaeli kamuoyunda adeta deprem etkisi yarattı. Ülke genelinde belediyelere yönelik gerçekleştirilen operasyonlar silsilesinin İzmit ayağı, bu kez çok daha geniş bir yelpazeyi ve doğrudan doğruya belediyenin en tepe yönetimini hedef almış durumda.
Krizlerin Kadını Bu Kez Yol Ayrımında
Bugüne kadar Fatma Kaplan Hürriyet portresine baktığımızda, karşımızda kelimenin tam anlamıyla bir "siyasi savaşçı" görüyorduk. Gerek kendi partisi içerisindeki çetin mücadelelerden, gerekse muhalif partilerle girdiği sert polemik ve krizlerden her seferinde bir şekilde sıyrılmayı başaran, sandıktan ve masadan galip çıkan bir figürdü o. Siyasi manevra kabiliyeti ve kriz yönetme becerisi, onu bugüne kadar ayakta tutan en büyük kalkanı oldu.
Ancak bu kez durum çok farklı ve işi bir hayli zor.
Karşımızda sadece siyasi bir çekişme veya parti içi bir hesaplaşma yok; yargıya intikal etmiş, ciddi iddialarla örülü ve çok sayıda gözaltının olduğu sansasyonel bir hukuki süreç var. Türkiye’de yerel yönetimler üzerindeki denetim ve operasyon dalgasından İzmit de nasibini alırken, Fatma Başkan’ın bugüne kadar sergilediği o bildik "kriz savar" formüllerinin bu kez yeterli olup olmayacağı büyük bir soru işareti.
Geleceğin Kırılma Noktası
Siyaset iddia ve risk yönetme sanatıdır. Eğer Fatma Kaplan Hürriyet, üzerine çöken bu devasa sis bulutunu dağıtabilir, bu ağır hukuki ve siyasi süreci de kazasız belasız atlatabilirse, önümüzdeki yıllarda onu Türkiye siyasetinde çok daha farklı, çok daha güçlü konumlarda görebiliriz. Bu ölçekte bir girdaptan sağ çıkmak, onu adeta bir "siyasi aktör" olarak kalıcı kılacaktır.
Fakat madalyonun diğer yüzünü de unutmamak gerek. Bu kez çember dar, iddialar ciddi ve yük her zamankinden ağır.
İzmit siyaseti hiç olmadığı kadar gergin bir viraja girerken, hepimizin aklında aynı soru var: Fatma Başkan bu en zor sınavından da zaferle çıkabilecek mi, yoksa bu kez perşembenin gelişi kaçınılmaz bir sonun habercisi mi?
Bekleyip göreceğiz...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Büyükakın size daha ne versin? 18 Temmuz 2026 Cumartesi
- Haluk Levent, bu toplumun ahlak tabutuna son çiviyi çaktı 14 Temmuz 2026 Salı
- Nato, nota, pota 12 Temmuz 2026 Pazar
- Fatma Kaplan Hürriyet çemberi kırabilecek mi? 10 Temmuz 2026 Cuma
- Arcan, Hürriyet sayesinde görevde kalabilir 30 Haziran 2026 Salı
- Ruh Yoksa, Sonuç da Yok! 20 Haziran 2026 Cumartesi
- CHP’de ihraç kuyruğundaki Kocaelili isimleri açıklıyorum 18 Haziran 2026 Perşembe
- Haziranda Sınıfta Kalmak 10 Haziran 2026 Çarşamba
- 2 Ayda 2 yıl kat ettik … 06 Haziran 2026 Cumartesi
- Hürriyet’teki şansa bakın(!) 04 Haziran 2026 Perşembe