Tabela Çöplüğü
Bu ülkede en mahir olduğumuz konu nedir biliyor musunuz? Kanun çıkarmak, kural koymak, en ince ayrıntısına kadar yönetmelik hazırlamak. Kağıt üzerinde her şey kusursuzdur; her şeyin bir maddesi, bir fıkrası, bir cezai karşılığı vardır. Ama gelin görün ki mesele "uygulama" noktasına gelince, o devasa mevzuat dağları yerini derin bir sessizliğe ve boş vermişliğe bırakıyor.
İzmit’in sokaklarında şöyle bir başınızı kaldırıp etrafa baktınız mı hiç?
Yıllar önce kapısına kilit vurulmuş dükkanların, tarihin tozlu sayfalarına karışmış esnafların tabelaları hala binaların üzerinde sallanıyor. Bir siyasi partiye bakıyorsunuz; üç-dört farklı binada tabela, her biri ayrı bir yere uzanmış. Kimisi caddeye doğru bir barikat gibi sarkıyor, kimisi rengarenk bir keşmekeşin içinde "ben buradayım" diye bağırıyor.
Üstelik bu tabela kalabalığının arkasında; boyası dökülmüş, sıvası çatlamış, yorgun bina cepheleri… Tam bir "tabela çöplüğü" manzarası.
Kimin Sorumluluğunda Bu Dağınıklık?
Belediyelerin en önemli gelir kalemlerinden biri tabela ve ilan vergileridir. Peki, bu vergiler nasıl takip ediliyor? Gelişigüzel asılan, işyeri kapansa da sökülmeyip şehrin siluetine hançer gibi saplanan bu metal yığınlarının sahibi kim?
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, kaldırımlar konusunda radikal bir adım attı. Adeta birer engel parkurunu andıran reklam dubaları, kaldırımları işgal eden o hantal tabelalar, masa ve sandalyeler temizlendi. Eksikleri olabilir, eleştirilebilir; ancak ortada net bir irade var.
Peki, bu irade binaların cephelerine de sıçramayacak mı?
"Asan Sökmesini de Bilecek"
Kural basit olmalı: Tabelayı asan, sökmesini de bilecek. Eğer bir kurum veya şahıs, tabelasını öylece bırakıp gidiyorsa, bunun bedeli olmalı. Hatta gerekirse, sökülmeyen o tabelanın vergisi mülk sahibinden tahsil edilmeli. Bakalım o zaman mal sahipleri kiracılarıyla yaptıkları kontratlara "tabelanı sökmeden gidemezsin" maddesini nasıl ekliyorlar…
Şehrin estetiği, sadece yeni yollar yapmak veya çiçek dikmek değildir. Şehrin estetiği, o şehrin yüzündeki kirli paslı "makyajı" temizlemektir.
Neler Yapılmalı?
• Standart Şart: Tabelaların büyüklüğü, asılma yöntemi ve ışıklandırması belirli estetik esaslara bağlanmalı.
• Cezai Yaptırım: Kurallara uymayanlara tavizsiz ceza uygulanmalı.
• Cephe Rehabilitasyonu: Tabela disiplini sağlanırken, binaların dış cepheleri için de bir düzenleme getirilmeli.
Kısacası; İzmit’in tabelaya değil, nefes alan ve göz yormayan sokaklara ihtiyacı var. Kurallar raflarda tozlanmak için değil, şehri yaşanabilir kılmak için vardır.
Kim yapacak? Elbette o iradeyi koyanlar...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Kocaeli’de Kültür Devrimi 03 Ekim 2026 Cumartesi
- Bu sessizlikten hoşlanmadım 23 Eylül 2026 Çarşamba
- Siyasette Emeğin, Duruşun ve Adanmışlığın Adı: Hülya Güreli Yolcubal 22 Eylül 2026 Salı
- Lütfü Obuz doğru yolda 17 Eylül 2026 Perşembe
- Yoksa Büyükakın bakan mı oluyor? 08 Eylül 2026 Salı
- Bakalım Sirmen’den sonra hangi muhalif Büyükakın’ı övecek! 01 Eylül 2026 Salı
- Sefa Sirmen eleştirilmeyi hak etti ama… 28 Ağustos 2026 Cuma
- Velilere yazık değil mi? 25 Ağustos 2026 Salı
- Gebze Belediyesi’nin ayıbı: Depremin yıldönümünde konser! 17 Ağustos 2026 Pazartesi
- 17 Ağustos’un Gölgesinde Bir ‘Deprem Dede’ Anısı 16 Ağustos 2026 Pazar