UnutMADIMAKlımda

02 Temmuz 2026 09:44
.

2 Temmuz 1993 

Sivas Madımak Oteli 

Dışarıda içeridekileri yakmak için biraray gelmiş kalabalığın korkunç varlığı 

İçeride birinin elinde kendini korumak için bacak boyundan kısa süpürge ile merdivenlere oturmuş 3 şair, 

Metin ALTIOK, Behçet AYSAN, Uğur KAYNAR konuşuyor; 

“Birimize bir şey olursa ne yaparız?” 

Metin ALTIOK cevap veriyor: 

“Kalanlar ölenler için şiir yazar.”  

Dediği gibi de oldu. 

Şiirler yazıldı, türküler söylendi….. 

Çok severim Sevgi Kuşun Kanadında türküsünü 

"Sevgi kuşun kanadında... 
Sevgi ne göğün yüzünde, 
Sevgi ne yerin dibinde, 
Sevgi baş ucunda..." 

Hasret Gültekin, daha 22 yaşına varmadan sevginin tarifini yapabiliyordu. 

23 yaşına varmadan, o sevgiyi anlattığı dünyadan koparıldı. 

Yakılarak... 

İşte insanın aklını ve vicdanını aynı anda susturan soru tam da burada başlıyor. 

Nasıl olur? 

Nasıl olur da sazının tellerine parmaklarından önce yüreğini dokunduran bir sanatçı diri diri yakılabilir? 

Nasıl olur da "Allah" diyerek yola çıktığını söyleyen insanlar Allah'ın yarattığı canları ateşe teslim edebilir? 

Nasıl olur da inanç, sevgiyi büyütmek yerine nefreti besleyen bir silaha dönüşebilir? 

Belki de asıl sorumuz şu olmalı: 

Bir insan hangi nefretle insanlığını kaybeder! 

O gün sadece yazarlar, düşünürler, sanatçılar katledilmedi….. 

O gün birlikte, kardeşçe yaşama umudu yakıldı. 

Farklı düşüncelere tahammül yakıldı. 

Türküler yakıldı. 

Şiirler yakıldı. 

Semaha dönen turna kuşlarının kanatları yakıldı. 

Oysa ki; 

Ateş sadece bedeni yakar, sesi susturur, 

Ama türküler söylenmeye devam eder. 

Ateş insanı öldürür, 

Ama düşünceler yaşamaya devam eder. 

Unutmamak için. 

Unutmayacağız da! 

Yunus Emre'nin yüzyılları aşan çağrısını yeniden hatırlayacağız: 

"Yaradılanı severim, Yaradan'dan ötürü." 

Belki de bütün mesele bu tek cümleye sığacak kadar sadeydi. 

Sevebilmek... 

Kendine benzeyeni değil; 

Sana benzemeyeni de insan olduğu için sevebilmek... 

Hatta sadece insanı değil nefes alan her canlıyı sevebilmek, koruyabilmek. 

Her düşünceye 

Her fikre 

Her yaşam biçimine saygı duyabilmek. 

Madımak bize sadece bir katliamı hatırlatmıyor. 

İnsanın, nefretle birleştiğinde ne kadar karanlık bir varlığa dönüşebileceğini de hatırlatıyor. 

Bu yüzden bugün yalnızca 33 canı anmıyoruz, 

Onlarla birlikte yaşamını yitiren iki emekçiyi de anıyoruz. 

Toplam 33+2 canı... 

Bir sayı olarak değil... 

Birer hayat, birer aile, birer umut, yarım kalmış birer hikâye olarak... 

Ve söz veriyoruz. 

Unutmayacağız. 

Biz vicdanımızın susmasına izin vermeyeceğiz. 

Madımak'ı kini beslemek için değil, nefretin nelere yol açabileceğini unutmamak için hatırlayacağız. 

Çünkü bu toprakların ihtiyacı yeni acılar değil... 

Daha çok adalet... 

Daha çok vicdan... 

Ve Hasret Gültekin'in dizelerinde söylediği şekliyle 

“Kirpiklerin gözleri kucaklaması gibi…” 

Birbirimizi kucaklamayı öğreneceğiz. 

Ve biz... 

Her 2 Temmuz'da olduğu gibi bugün de haykıracağız: 

UnutMADIMAKlımda. 

Dünden kalan her şeyi, yarınlara kötülerden eleyerek taşıyabilme umuduyla… 

 

 

YORUMLAR
  • Toplam 2 yorum
Ayşe Güreli 19:57 - 03 Temmuz 2026

Yazılarınızı ilgiyle izliyorum,yine güzel bir yazı olmuş. Evet asla unutmayacağız.

0 Beğenmedim
Ayşe Güreli 19:54 - 03 Temmuz 2026

Herzamanki gibi güzel bir yazı olmuş.Okuduğum dizeler 33 yıl önceki kara günü asla unutamayacağımızı ,unutmayacağımız gerçeğini söylüyor.Emeğinize sağlık.

0 Beğenmedim

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X