İki Bayram Bir Parti: CHP’nin Çifte Kutlaması
CHP örgütü bu bayramda öyle bir manzara sundu ki, insan ister istemez “parti içi demokrasi mi, yoksa parti içi düğün salonu rekabeti mi?” diye soruyor.
İki ayrı bayram kutlaması… Aynı şehirde, aynı örgütte, aynı parti kimliğiyle. Bu tabloyu gören sıradan yurttaş, “Acaba yanlışlıkla iki ayrı CHP mi kurulmuş?” diye düşünmeden edemez.
Bayram dediğin birliktir, beraberliktir. Hele ki siyasi partilerde bayramlaşma, vitrindir: halkın karşısına “biz buradayız, omuz omuza” diye çıkılır. Ama CHP’nin bayram vitrini, kırık bir aynayı andırıyor.
Bir tarafta örgüt yönetiminin düzenlediği kutlama, diğer tarafta muhalif kanadın kendi bayramı. İki ayrı yer, iki ayrı kürsü, iki ayrı fotoğraf…
Ve tek bir ironi: “Birlikteyiz” denirken bile ayrı ayrı olunması.
CHP’nin bu çifte kutlaması aslında bir sembol. Parti içi çekişmelerin, hiziplerin, “benim bayramım seninkinden daha bayram” yarışının somut hali.
Bayramlaşma, normalde kavganın üstünü örten bir ritüelken, burada kavganın ta kendisi olmuş.
CHP Merkez örgütü yönetimi kendi binasında “biz meşruyuz” mesajı verirken,
Muhalif kanat Güvenpark’ta “biz de buradayız, üstelik daha kalabalığız” diyerek gövde gösterisi yapıyor.
CHP’nin bayramı, bir tür “çifte düğün” havasına bürünüyor mu acaba?
Gelin aynı, damat aynı, ama nikâh memuru farklı.
CHP’nin tarihinde hizipler, ayrışmalar, kongre kavgaları hep vardı.
Ama bayramlaşma gibi sembolik bir günde iki ayrı kutlama yapılması, partinin iç geriliminin ne kadar derinleştiğini gösteriyor.
Bu durum, 1970’lerdeki “ortanın solu” tartışmalarını hatırlatıyor: aynı sloganı kullanan farklı gruplar, birbirine rakipmiş gibi davranıyordu. Bugün yaşanan da aynı: “biz CHP’yiz” diyen iki ayrı CHP
Bayram kutlaması, aslında bir “birlik fotoğrafı” vermek için yapılır.
Ama verilen fotoğraf, tam tersine, ayrışmanın belgesi oldu.
İki ayrı bayram, iki ayrı kürsü, iki ayrı mesaj…
Ve tek bir ironi: CHP’nin bayramı, bayram değil, bir “ayrışma töreni” olarak tarihe geçti.
Kalın sağlıcakla sevgili okurlarım.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- AKP’nin Sonu Ne olur? 17 Temmuz 2026 Cuma
- Kemal Sunal toplumun aynası imiş meğerse… 14 Temmuz 2026 Salı
- Haluk Levent, Ahbap Derneği ve “Gözardı Kararı” 12 Temmuz 2026 Pazar
- Kocaeli’de Ekonomik Hayat ve Geçim Şartları 09 Temmuz 2026 Perşembe
- Yerel Gazetelerin Tiraj Düşüşü 25 Haziran 2026 Perşembe
- Kocaeli’de Siyasi Dengeler ve Sertif Gökçe’nin Konumu 22 Haziran 2026 Pazartesi
- Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti Seçimi Üzerine yorum 20 Haziran 2026 Cumartesi
- Kocaeli Güneş hakkında 18 Haziran 2026 Perşembe
- CHP Kocaeli İl Örgütü Görevden Alınacak mı? 16 Haziran 2026 Salı
- Kocaeli ve Enflasyon 15 Haziran 2026 Pazartesi