Koltuğa yapışmamanın en güzel örneği Kocaeli Barosu

03 Haziran 2026 11:14
.

 

Ülkemizde koltuğu ele geçirdin mi… Bırakana aşk olsun.

Bakın etrafınıza siyasi makamlardan, meslek odalarına kadar. Adam milletvekili olmaya dursun.

Artık meslek sayıyor bu işi.

Bu olumsuzlukların yanı sıra Kocaeli Barosuna bir göz atalım.

Son 25 yıla bakarım. Başkanlar ve görev süreleri şöyle;

Av. Mehmet Gül (2022 - 2024)                     

Av. Bahar Gültekin Candemir (2018 - 2022) 

Av. Sertif Gökçe (2014 - 2018)                       

Av. Mehmet Tamer Solakoğlu (2010 - 2014) 

Av. Mehmet Cumhur Arıkan (2008 - 2010)

Av. Ersayın Işık (2006 - 2008)                     

Av. Dr. İlter Yılmaz (2004 - 2006)                      

Av. Fahri Örengül (2002 - 2004)

Bu liste Kocaeli Barosu Başkanlarının görev dönemlerini gösteriyor.

2002’den 2024’e kadar baro başkanlığı yapmış isimleri sırasıyla görmek mümkün:

Fahri Örengül’den başlayıp Mehmet Gül’e kadar uzanan bir çizgi.

Bu tür kronolojik sıralamalar, baronun kurumsal hafızasını ve yerel hukuk camiasının gelişimini anlamak açısından çok değerli.  Fahri Örengül (2002–2004) dönemi, 2000’lerin başındaki siyasal ve toplumsal dönüşümle örtüşüyor.

İlter Yılmaz ve Ersayın Işık kısa dönemlerle geçiş sürecini temsil ediyor.

Mehmet Cumhur Arıkan ve Mehmet Tamer Solakoğlu, 2010’lara yaklaşırken baronun kurumsal kimliğini güçlendiren isimler.

 Sertif Gökçe ve Bahar Gültekin Candemir, daha uzun dönemlerle baronun güncel politikalarında etkili oldular.

Mehmet Gül (2022–2024), en son olarak olarak bu zinciri tamamlıyor ve görevi 2024’de genç başkan Kadir Caner Karakadılar’a teslim ediyor

Baroların tarihine baktığımızda, kimi zaman uzun yıllar aynı isimlerin başkanlık koltuğunda oturduğunu görürüz.

Ancak Kocaeli Barosu’nun son yirmi yılına damgasını vuran bir gelenek var: en fazla iki dönem başkanlık.

Bu, sadece bir kural değil; aynı zamanda demokratik kültürün ve kurumsal yenilenmenin güçlü bir göstergesi.

Her başkan, kendi döneminde baroya farklı bir ruh, farklı bir vizyon katıyor.

Fahri Örengül’den başlayıp Mehmet Gül’e kadar uzanan çizgide, her isim kendi dönemiyle sınırlı kalıyor; görev süresini tamamladıktan sonra yerini bir başka meslektaşına bırakıyor.

Bu devinim, baronun hem kurumsal hafızasını zenginleştiriyor hem de tek sesliliğe düşmesini engelliyor.

İki dönemlik sınır, aslında bir tür denge mekanizması.

Uzun süreli iktidarın getirebileceği hantallık ve tekdüzelik yerine, her birkaç yılda bir yeni bir bakış açısı, yeni bir enerji baroya taşınıyor.

Bu sayede hem genç avukatlar hem de deneyimli hukukçular kendilerine alan bulabiliyor.

Bu geleneğin en güzel yanı, kişisel hırsların önüne geçen bir kurumsal olgunluk yaratması.

Başkanlık makamı bir “iktidar” değil, bir “emanet” olarak görülüyor. Her başkan, görevi boyunca baronun tarihine bir sayfa ekliyor; ama kitabın tamamı hiçbir zaman tek bir kişinin kaleminden çıkmıyor.

Bugün Kocaeli Barosu’nun güçlü bir kurumsal kimliğe sahip olmasının ardında işte bu gelenek yatıyor. İki dönemlik sınır, sadece bir süre kısıtlaması değil; aynı zamanda demokratik dönüşümün ve mesleki dayanışmanı sembolü.

Belki de bu yüzden Kocaeli Barosu, Türkiye’deki hukuk camiasında farklı bir yerde duruyor: geçmişine saygılı, geleceğine umutlu, ama en önemlisi kendi içinde sürekli yenilenmeyi bilen bir kurum

Örnek alınması gereken durum.

Kalın sağlıcakla sevgili okurlarım.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X